Davut: Çağın Sökülen Kalbi

0
92

 

Merhaba öğretmenim. Ben geldim. Girebilir miyim?

Sen de kimsin?

Benim öğretmenim, Davut.

Sen ne iş yaparsın Davut? Dilin peltek, duruşun eğik, çorabın kaçık.

Çamurla oynar. Toz, toprak yutar. Şehirden gelen eskileri giyerim. Ben ‘Davut!’ merhamet geçmedi kapımdan, başım hiç okşandı mı sahi, bilmem, belki. Ben Davut yarım kalan bir hesabım var sormaya geldim. En sevdiğim yemek ayran aşı ve bulgur pilavı.

Söyle bakalım nedir isteğin, Davut?

Beni de alkışlamazlar mı öğretmenim? Okul girişlerinde, panolarda benim de resimlerim sergilenmez mi?

Sergilenmez be Davut. Senin geleceğin pek parlak değil. Seni sermaye edemez, senden güç devşiremezler. Senin en büyük başarın başarılıların senin gibiler sayesinde tespit edilmesi.

Ama annem bana istersen büyük adam olabilirsin demişti. Hem ben de sana dua ederim, Allah kabul eder demişti.

Evlat! Aynı duayı edenler, beş vakit namaz için itişip kakışanlar, namustan ahlaktan dem vuranlar, reklam ve makam avındalar. Kokteyllerde, kurultaylarda, çalıştaylarda, balolarda, iş toplantılarında senin rızkını meze yapmakla, her şeye dudak büken çocuklarının etrafında pervane olmakla meşguller. Senin bahtının karası göz bebeklerini doldurmuş. İşin zor be Davut!

Öğretmenim, acaba annem başka bir Allaha mı dua ediyor?

Annenin dua ettiği Allahtan şüphe duyma evlat. Bizimkiler rüzgâra göre dümen kırıyor, el açtıklarını İlahı zannediyor.

Peki öğretmenim ben hiçbir işe yaramaz mıyım?

Yaramaz olur musun, Davut! Kendi ceplerinden çıkmayan birkaç kuruş yardım olursa elbise, oyuncak falan hemen haberdar ederler, seninle bir fotoğraf karesine denk düşebilmek için. Ya da kravatlı beyleri kürsülerde nutuk çekerken kalabalık gözükmek için çağırırlar, avuçların patlayana kadar alkış tutarsın. Hele beylerden birisi başını okşarken kazara masum bakışın kameraya takılırsa hayatın bile değişebilir.

Kalsın öğretmenim. Ben, insanlar büyüyünce kalpleri de onlara eşlik eder sanıyordum. Bunların yaşları büyümüş kalpleri küçülmüş. Ben bunları kaldıramam öğretmenim. Yaşım henüz altı. Ben gidiyorum öğretmenim. Hoşçakal.

Sen kimsin?

Benim öğretmenim, Davut: Çağın sökülen kalbi.

M. Musab ÖNDER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here